The authoritative legal text of this publication is available in Turkish. A reviewed translation has not yet been issued.
Türk Ceza Kanunu’nun Cezalar üst başlıklı 45. maddesinde “suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adli para cezalarıdır.” yer alan düzenlemede suçun karşılığı cezalar öngörülmüştür. Adli para cezası, ilke olarak hapis cezası ile birlikte değil bu cezaya alternatif olarak uygulanacaktır. Lakin, kanunda ayrıca gösterilmesi şartıyla hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedilebilmektedir.
Kanunun 50. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre” hükmüne göre kısa süreli hapis cezasına seçenek olarak başka yaptırımlarda bulunulabilir. Adli para cezası işbu seçenek yaptırımlardan biridir.
Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar yan başlıklı 50. Maddede yer alan hükümler;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.
Adli para cezası için sistem olarak “gün para cezası” uygulanmaktadır. Sistemin temel amacı ise para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesidir. Adli para cezasının tanımı ve nasıl belirleneceği Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Birinci fıkra hükmüne göre adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
61. maddenin 9. fıkrası uyarınca hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda adli para cezasının alt sınırı hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı ise hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacaktır. Hâkim, gün birim sayısını belirlerken bu maddeyi gözetmekle birlikte;
Suçun işleniş biçimi
Suçun işlenmesinde kullanılan araçları
Suçun işlendiği zaman ve yeri
Suçun konusunun önem ve değerini
Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını
Failin kusurunun ağırlığını
Failin güttüğü amacı
esas almak suretiyle belirler. Gün birim sayısı belirlendikten sonra, aynı maddenin 8. fıkrasındaki sıra da gözetilerek, cezanın belirlenmesine yönelik artırım ve indirimler işbu gün birim sayısı üzerinden yapılır.
Sonrasında, hâkim 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca kişinin ekonomik ve şahsi hallerini de gözeterek, bir günün parasal karşılığı 20 TL’den az, 100 TL’den çok olmamak üzere bir miktar belirleyecek, bulunan bu miktarı da daha önce belirlenen gün sayısı ile çarparak sonuçta tayin edilecek adli para cezası miktarını bulacaktır.
Aynı maddenin 4. fıkrasına göre, adli para cezasının ödenmesi için bir yılı geçmemek üzere süre verilebileceği ya da bu cezanın iki yılı geçmemek üzere taksitler halinde ödenmesine karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Taksit miktarının dörtten az olmaması ve toplam ödeme süresinin iki yılı geçmemesi koşuluyla birlikte taksit için öngörülen sürenin ay olarak tespiti de zorunlu değildir. Örneğin, ikişer aylık ya da on beşer günlük süreler tayin edilebilir. Taksitlerden birinin ödenmemesi halinde ise geri kalan kısım tamamen tahsil edilir ve 5275 sayılı Kanunun 106. maddesindeki düzenlemeye göre ödenmeyen kısım, bir günlüğü 100 liradan gün birim hesabı yöntemiyle güne çevrilir ve her gün için iki saat karşılığında kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrilir. Kişi bu çalışmaya ilişkin düzenlemeye riayet etmez ise zorlama hapsi uygulanır.
Yine 4. Fıkrada yer alan düzenlemeye göre, hükümlünün para cezasını ödemesi için cezanın kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmemek üzere mehil verebilme olanağı yer almaktadır. Örneğin; fail çiftçi ise, cezayı ancak ürününün parasını aldığında ödeyebileceğini bildirmiş ise hâkim bu kişiye bir yıldan fazla olmamak üzere tüm adli para cezasını bir defada ödemek üzere süre verebilir.
KAYNAKÇA
Prof. Dr. Mahmut KOCA/Prof. Dr. İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler: Ankara, 2019.
Gerçeker, Hasan. Türk Ceza Kanunu (Gerekçeli ve Yorumlu). Ankara: Seçkin Yayınları, 2018.