Sınırlı Ayni Hak Sahibinin ve Haciz Alacaklısının Sigorta Konusu Mal Üzerindeki Hakları

De gezaghebbende juridische tekst van deze publicatie is beschikbaar in het Turks. Er is nog geen juridisch gecontroleerde vertaling gepubliceerd.

Sigortalı bir malın, rehin, ipotek ve intifa gibi ayni haklar ile takyit edilmesi veya sigortalı malın sahibinin bir icra takibi ile karşı karşıya kalması, sigortalı malının üzerine haciz konulması mümkündür. Bu durum sigorta sözleşmesine halel getirmediği gibi, istisnai haller dışında tarafların sorumluluklarını da ağırlaştırıcı mahiyette değildir.

Rehin, ipotek ve intifa gibi sınırlı ayni hak ile kısıtlanmış bir malın sigorta ettirilmiş olması halinde, bu sigorta teminatından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1456 maddesi uyarınca sınırlı ayni hak sahipleri de yararlanır.

Bu haktan yararlanmak için, sigortacıya mal üzerinde sınırlı bir ayni hakkın bulunduğu bildirilmelidir. Bu bildirimin yapılması halinde ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Yine TTK 1456 maddesi 2. Fıkrasında belirtildiği üzere ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur.

Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski haline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir.

Sigortacı, sınırlı ayni hak sahiplerinin onayı bulunmaksızın sigortalıya bir ödemede bulunur ise bunlara karşı sorumluluktan kurtulamaz. Sınırlı ayni hak sahiplerinin sonradan onay vermesi geçerlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında; “…Menkul ve gayrimenkul mallarla gemiler üzerine haciz koyduran veya bunları rehin alan yahut bunlar üzerinde hapis hakkı veya buna benzer imtiyazlı hakkı haiz olan alacaklılar mezkûr şeyleri sigorta ettirmişler ise, hasar vukuu halinde ödenmesi gereken tazminat ancak mezkûr alacaklara nazaran alacaklarının taalluk eylediği sigortalı şeyler yerine geçmiş sayılırlar. hükmünü haiz olup, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere sigortalı mal her hangi bir nedenle zayi olduğu takdirde; alacaklının hakkı kaybolmaz ve imtiyazlı alacaklının hakkı sigorta tazminatı üzerinde devam eder ve alacaklının sigorta tazminatını isteme hakkı da ancak,.,kendi alacağının muaccel olmasıyla doğar. Bundan öncede imtiyazlı alacaklının izni olmadan sigorta tazminatı malike ödenemez. Bu durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak rehinli alacaklının açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan tazminat isteme hakkına sahip olur.” Yönünde görüşünü ortaya koymuştur. Buradan da anlaşılacağı üzere sınırlı ayni hak, malın zayii olması halinde sigorta bedeli üzerinde devam etmektedir.

Ayrıca sınırlı ayni hak sahibi, sigortacıdan sigorta koruması ile sigorta bedelinin miktarı hakkında bilgi isteyebilir. Sigortacı bu bilgileri vermekten imtina edemez.

Sigortalı malın haczedilmesi halinde ise, 6102 sayılı TTK 1457. Maddesi uyarınca sigortacı zamanında bilgilendirilmek şartıyla, sigorta tazminatını icra müdürlüğüne ödeyerek borcundan kurtulur. Uygulamada yerine getirilmemekle birlikte kanun ayrıca icra müdürlüğüne, haczedilen malın sigortalı bulunup bulunmadığını ve sigortacısının kim olduğunu borçludan sorması gerektiği yönünde görev yüklemiştir. Haczedilen malın sigortalı olduğunu öğrenen icra müdürlüğünün sigortacıya ihtaratta bulunarak tazminatın icra müdürlüğüne ödenerek borçtan kurtulacağı bildirilir.

Özellikle motorlu araçlarda yapılması zorunlu sigortalar ve ihtiyari mali mesuliyet sigortaları bulunmaktadır. Bu araçların bir sınırlı ayni hakka konu olması ve haczedilmiş olması da mümkündür. Motorlu araçların, kazaya uğrayarak “pert total” olarak tabir edildiği üzere tamir edilemez şekilde hasara uğradığı hallerde bu düzenlemeler gündeme gelmekte ve taraflar arasında uyuşmazlıklar çıkmaktadır.

Bu kapsamda, sicili alenileşmemiş sınırlı ayni hak sahiplerinin, malın sigortacısını öğrenerek bildirimde bulunmaları ve yine haciz alacaklılarının da haczin borçlunun gıyabında yapıldığı hallerde borçlu adına çıkartılacak 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 103. Maddesi uyarınca davete bu düzenleme uyarınca ibareler eklenebileceği gibi, ayrı bir bildirim ile de malın sigortasının bulunup bulunmadığı ve var ise sigortacısının sorulması gerektiği değerlendirilmelidir.