Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Yardımı

6102 sayılı TTK. Sigortacının yardımları başlıklı 1476 maddesinde; “Sigortacı, 1475 inci maddeye uygun olarak bildirimde bulunulması tarihinden itibaren beş gün içinde, zarara uğrayanın istemleriyle ilgili olarak ve sigortalının adına, fakat sorumluluk ve tüm giderler kendisine ait olmak üzere, gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilip, kararların alınmasını ve ayrıca savunmaya yardımda bulunmayı üstlenip üstlenmeyeceğini sigortalıya bildirir; aksi halde bu maddenin dördüncü fıkrası uygulanır.” Düzenlemesi bulunmakla aynı maddenin 4. Fıkrasında “Sigortacı bildirimde bulunmamışsa, sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı öder. Ancak, sigortalının sigortacının onayını almadan yaptığı sulh sözleşmesi, bildirimden itibaren onbeş gün içinde onay verilmemişse, sigortacıya karşı geçersizdir; sigortacı haklı olmayan sebeplerle sulhe onay vermekten kaçınamaz.” Düzenlemesi bulunmaktadır.

Atıf ile uygulama alanı bulan 1475. maddede ise, bildirim süresi düzenlenmiş olup düzenlemeye göre sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir. Sigortalı kendisine yöneltilen istemi, aksi kararlaştırılmamışsa derhal sigortacıya bildirir. Düzenleme ile ilk bakışta mal sigortalarında düşünülen şekilde zararın bildirilmesi bağlamında rizikoyu değil, gerçekleşmesi muhtemel olayları da bildirmesi öngörülmektedir. Çünkü sorumluluk sigortalarında riziko, olayın gerçekleşmesinden ziyade zarar görenin sigortalı veya sigortacıya karşı zararın tazmini yönünden talepte bulunması ile gerçekleşir. Bu husus 1475. Maddenin gerekçesinde de açıklanmıştır. Madde gerekçesinde; “Mal sigortalarında olduğu gibi sorumluluk sigortalarında da rizikonun gerçekleştiğinin bilinmesinde tazminat ödeme borçlusu durumundaki sigortacı açısından büyük yarar vardır. Bununla birlikte sorumluluk sigortalarında riziko, üçüncü kişinin bizzat zarara uğraması değil de bu zarar bağlı olarak zarar veren durumundaki sigortalıdan tazminat talebinde bulunulması olduğundan, sigorta ettirenin sorumluluğunu gerektirecek olayları da sigortacıya bildirmesi gerekir. Bu şekilde sigortacı ileride karşılaşabileceği tazminat taleplerine karşı bilgilendirilmek suretiyle kendisine gerekli önlemleri alabilme fırsatı tanınmış olacaktır.” Denilmekle kanun koyucunun iradesinin sorumluluk sigortalarında sigortalıya riziko dışında, sigortacının sorumluluğunu gerektirebilecek olayları bildirme yükümü getirildiği sabit hale gelmektedir.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (Mülga Türk Ticaret Kanunu) ise Sorumluluk sigortalarında rizikonun gerçekleşme anı ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun ihbar yükümlülüğü ile ilgili 1292. Maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür.

6762 sayılı TTK Madde 1292 – “Sigorta ettiren kimse sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Düzenlemesi hem süre yönünden hem ise sorumluluk sigortaların sigortacının yardımı hükümleri yönünden 6102 sayılı TTK düzenlemesinden farklıdır.

Bu anlamda, 6762 sayılı TTK’nun yürürlükte bulunduğu dönemi kapsar sigorta uyuşmazlıklarında poliçe hükümleri ve genel şartlara göre, 6102 sayılı TTK döneminde ise emredici nitelikte bulunan kanun düzenlemesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Rizikonun öğrenildiği tarih yönünden ise; Üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan sorumluluk sigortalarında, sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, riziko tarihi olarak kabulü gerekir. Sigorta ettirenin üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören sorumluluk sigortalarında ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin riziko tarihi olarak kabulü gerekir.

Sorumluluk sigortasında, sigortalı tarafından yasal sürede bildirim yapılmış ise zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan veya dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. Bu kapsamda, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1292. Maddesinde yer alan sürede ihbar yükümlülüğü yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazminatın temerrüt faizinin tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK 1476. Madde 4. Fıkrası da doğrudan bununla ilgilidir.

Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 8. Maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde de; “Sigortalı, zarar ve ziyan talebinin tetkiki ve haklarının müdafaası hususunda sigortacıya elinden gelen yardımda bulunmaya mecburdur.” Düzenlemesi ve 9. Maddesinin ikinci fıkrasında “Dava açılması halinde, sigortacı, sigortalı namına davayı takip eder. Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata bu hususta lazım gelen her türlü selahiyeti vermek mecburiyetindedir. Davaya ait masraflar sigortacı tarafından ödenir. Şu kadar ki, bu masraflarla zarar görene verilmesi lazım gelen tazminat yekunu sigorta poliçesinde tesbit edilmiş bulunan azami meblağı tecavüz edemez. “ düzenlemesi bulunmakla sigortacıya, sigortalı aleyhine kesinleşen tazminat ve dava masraflarını ödeme yükümü getirilmiştir.

Kaynak ve dipnotlar

  1. Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, syf. 718
  2. Yarg. 11. H.D. 2017/442 E. 2018/7926 K. 13.12.2018 tarihli kararı